Yalanın gerçeği...- Abd-İran Gerilimi
Ahmet Naim

Ahmet Naim

Yalanın gerçeği...- Abd-İran Gerilimi

11 Ocak 2020 - 16:45 - Güncelleme: 14 Ocak 2020 - 08:35

            Yalan içinde gerçeği barındırırken," gerçek" içinde yalanı barındıramaz...

Kasım Süleymani gerçekten öldü mü? İran 80 Abd askerini öldürdüğünü söylerken Abd hiç bir askerimiz ölmedi diye açıklama yaptı. Koca bir ortdoğu coğrafyası ile birlikte İranda milyonlar bir haftadır bu olaylar dizisinin içinde debelenip duruyor. Peki hiç düşünmüyor muyuz milyonlarca insan bir olayın sonucunda bir anda ne yapıyorsa bırakıyor ve hayatının merkezine ne oluyorsa onu getiriyorlar.  Halbu ki o olaydan önce daha dün birşeyler düşünüp planlıyordun ama bir anda değişebiliyor. Evet hayatın içinde bu vardır bir anda birşeyler olur ve hayatımız değişir ama bunu yalanı gerçek gibi gösterip yapmak var birde hayatın kendi akışı içinde olması var.

            Peki ne yalan ne gerçek nerden bileceğiz... inandığımız gerçek yalan, inkar ettiğimiz yalan gerçek olamaz mı?

            Şimdi meseleyi maddeler halinde ele alalım:

  1. Kasım Süleymani öldü evet ama niye öldürüldü biliyor muyuz?
  2. Pentogon emri trump verdi diyor uykudan uyanıp ben bu adamı öldürmek istiyorum mu dedi?
  3. İran açıklamalar yaptı bir sürü senorya ortaya attı film ve dizi sektöründe iyi olan İran gerçek bir senaryoyu hayata geçirecek mi?
  4. İran füzeler attı ve Abd üslerini vurduğunu söylüyor gerçekten Abd yi tehdit etmek istiyorsa ortadoğuda çıbanın başı olan İsraili vursun Gazze de hamasa destek olsun nerde senaryolar...
Yalanın gerçeği buz dağı gibidir. Görünen kısmı gerçek sanarsın ama asıl gerçek görünmeyen kısmıdır. İran mezhepel ve tarihsel duruşu nedeniyle  İslam tarihi boyunca İslam’a ve İslam devletlerine savaş açmış ve  sıkıntı çıkarmış bir devlettir. Abd kurulduğundan beri İslam’ın bir numaralı düşmanıdır. Ben inanmıyorum bu yalana... bu yalanın gerçeğini bilen varsa açıklasın bildiğim bir şey varsa ne oluyorsa bir plan ve  strateji çerçevesinde oluyor hele ki ortadoğuda oluyorsa... bunu olayların hakikati ortaya çıktıktan sonra yani yalanın gerçeği ortaya çıktıktan sonra ve iş işten geçtikten sonra değil başta görebilmekte marifet... Allah rahmet eylesin Erbakan hocam yaşasaydı o herkesin bildiğini sandığını ama kimsenin bilmediği yalanın gerçeğini bize gösterirdi. Ama hocama gösterende İslam’ın ferasetiydi. Hamdolsun o da kıyamete kadar devam edecektir. Feraset sahibi müslümanlardan olabilme dileğiyle...

      Ve son olarak yalan bizden korksun çünkü gerçek er yada geç ortaya çıkar. Peygamberimiz (s.a) ne güzel buyuruyor:   
                                                               
“Müminin ferasetinden sakının, çünkü o Allah’ın nuruyla bakar”(Tirmizi)