EYLÜL YAĞMURU 11..BÖLÜM
Muhammed Cemil Cömert

Muhammed Cemil Cömert

İrfan Meclisi

EYLÜL YAĞMURU 11..BÖLÜM

16 Mart 2019 - 12:01

Sualini derin bir nefesle yeniledi aysel;

--Atilla ne gibi bir değişiklik bu anlatır mısın Atilla

--Şu an yeri ve zamanı olmadığımı söylemiştim hem bu kuruntulardan kurtul Aysel biraz meraklan bakalım inan çok şaşıracaksın

19 Eylül 1997 Çarşamba günü akşam yedi buçukta, doktorun evinde buluşacaktım.
Hazırlığımı titizlikle yapıyor heyecandan yerimde duramıyordum, buket yola çıkmış sabah saatlerinde havalimanında olacaktı artık bütün kötü olaylara rağmen artık Aysel gülmeyi çoktan hak etmişti ve bu tekliften sonra çok şaşıracaktı.

Gözlerinde ki kederin artık yerini sevince bırakması gerekiyordu, yaşadığı acılardan sonra gülmeyi hak eden insanların başında geliyordu. Sabahın erken saatlerinde kalkmış ve muazzam bir kahvaltı sofrası hazırlamıştım.
Heyecan kasırgaları içimde esmeye başlamıştı bugün işte bugün diye geçiriyordum aklımdan.
Bugün bütün cesaretimi toplayıp bütün duygularımı dışa vurmaya hazırlandığım bir ara ansızın bir çığlık ile irkildim.
Hızlı adımlarla üst kata çıktığımda bu çığlığın Aysel’in odasından geldiğini anladım.

Heyecan ve endişe içinde odasına doğru koşmaya başladım gitgide kulağı tırmalayan çığlık sesleri artmaya başlamıştı. Odasına girdiğimde gözlerini aralamaya çalışıyordu ama başaramıyordu anladığım kadarı ile korkulu bir rüya görmeye başlamıştı çığlıklarına daha fazla seyirci kalmadan uyandırdım. Gözlerini araladığında korku içinde beni gören Aysel boynuma sarılıp ağlamaya başladı:

--Atilla Atilla!

--Geçti artık bak yanındayım geçti

--Ne olur beni bırakma Atilla

--Bunu da nerden çıkardın nasıl bırakırım seni

--Çok, çok korkuyorum Atilla

--Korkma ben yanındayım ve seni yalnız bırakmam

Sözlerim Aysel’ e güven vermeye başlamış bana alışmıştı yanında olduğum zamanlarda gözlerinin içi gülüyor ayrıldığım anlar ise korkuyor ürperiyor hıçkırıklara boğuluyordu ellerinde ki titreme nihayet bulmuştu.
Kollarımda derin bir uykuya dalmıştı bırakıp gitsem uyanacak gibiydi saatlerce öylece kaldım.

Bir kuş kadar ürkek çarpan kalp atışlarını his edebiliyordum. 3 saat kıpırdamadan beklediğim bir ara burnundan kanlar boşalmaya başlamıştı çok korkuyor fakat uyandırmak istemiyordum mendilim ile burnuna tampon yapmaya çalışmıştım fakat kan duracağa benzemiyordu acil bir ambulans çağırıp derhal kucağıma alıp merdivenlere doğru koşmaya başlamıştım tam kapıya geleceğim sırada nefes almadığını fark ettim.

Sağlık görevlilerinin gelmesi birlikte ilk yardımı ambulansta yapmaya başlamışlardı. İlk müdahele cevap vermiş kalp atışları normale dönmeye başlamıştı. Derhal doktorun yanına çıktım ve durumunun ne olduğunu sorduğumda korktuğum cevabı almam çok geç olmadı. Ne yapacağımı bilmez bir halde düşünceye dalmışken telefonum çaldı arayan doktor Alper’ di ve gözyaşları içinde konuşmaya güçlükle başladım. Alper ses tonumdan kötü şeyler olduğunu anlamış sesi yükselmeye başlamıştı neler olduğunu telefonda anlattığımda ise çok korkunç bir sessizlik olduğunu anladım.

Anladığım kadarı ile elinde ki telefon yere düşmüş ve anlamsız sesler duymaya başlamıştım.
Defalarca Alper dememe rağmen sesimi bir türlü duyuramıyordum. Tam her şey yolunda olduğunu sandığım bir ara bu amansız hastalık nerden nüksetmişti.

Bu kadarı revamı rabbim diye söylenmeye başlamıştım.
Dizlerimin bağı çözülmüş ellerim yüzüne kapanmış bir halde iken omzumda bir el hissettim.

--Hım gidin başımdan yalnız kalmak istiyorum

--Ne gitmesi Atilla daha yeni geldik

--Kimsin sen ?

--Atilla benim Alper

--Hım Alper mi ?

--Evet doktor Alper bak buda buket

Başımı kaldırdığımda buket bütün saflığı ve temizliği ile karşımda duruyordu. Bakarken gözlerinin içi gülüyor ve her konuşulanı anlıyor gibi başını sallıyordu anladım kadarı ile operasyon netice vermiş ve buket duymaya başlamıştı.
Çok heyecanlı idim çün ki buketin sesini ilk defa duyacaktım. Kendimi toparlayarak doğruldum yanağına birkaç buse kondurduktan sonra Alper’ e manasız gözlerle baktım ve:

--O doktor bey hoş geldiniz diyemiyorum kusura bakma

-Neden ne oldu Atilla

--Ne olduğunu hastaneye gittiğinde kendi gözlerinle görürsün

--Anlamıyorum Atilla ne hastanesi kimden sözediyorsun sen?

Alper heyecanlanmaya başlamıştı, ama sözlerimden bir şey anlamıyordu. Boş bakışlarla gözlerimin içine bakıyor ne olduğunu çözemiyordu. Sanki aradığı cevabı gözlerimin içinde bulacakmışçasına korkulu bakışlarla yüzüme bakıyordu.
İçimden anla işte doktor anla diyordum.
Ama bir türlü anlayamıyordu.

Buket yanındayken Aysel hakkında en ufak bir cümle dahi kurmak istemiyordum.
Doktor bir şeyleri çözmek için düşünmeye başlamıştı.
Ama neyi nerde aradığını kendiside bilmiyordu.
Sessiz ve durgun bakışların ardından:

--Hangi hastaneden söz ediyorsun?

--Doktor hele şükür anlamaya başladın

--Pek anladığım söylenemez

--Hani bir hastan vardı ya hani saçı ağaran off anla doktor

Tam Aysel diyecekken:

--Hah işte anladın bende ondan söz etmeye çalışıyorum

Alper’i köşeye çekip:

--Bak doktor Aysel’i hastaneye kaldırdım ve buketin yanında söylemek istemedim çok ağır bir travma geçirmeye başladı
Beni ve kızını dahi hatırlamıyor söylediklerimi algılıyor fakat anlamıyor sanki yeni doğmuş bir bebek gibi konuşmayı unuttu.
Buna sebepte bir şerefsizin verdiği aşırı dozda uyuşturucu oldu.
Aysel şu anda komada ve hayatından endişe ediyorum

--Peki ne zaman uyuşturucu almış o kadar tetkik yaptık hiçbir bulguya rastlamadık ne zaman uyuşturucu kullanmaya başladı ki
Aysel sürekli senin yanında değil mi idi?

--Benden önce o alçak yapmış uyuşturucuyu

--Hangi alçak Atilla yine bilmece gibi konuşmaya başladın

--Kocası olacak alçak

--Atilla bize kocasının öldüğünü söylemişti hatırlasana

--Hatırlıyorum doktor hatırlıyorum da yalan söylemiş

--Peki neden?

--Ne bileyim doktor öyle icap etmiş herhalde

--Anlıyorum yani anlamaya çalışıyorum

--Ah doktor bende anlasam bir anlasam ne olduğunu

--Buket nasıl oldu algılaması nasıl oldu duyabiliyor mu? Doktor

--Evet hatta şarkı bile söylemeye başladı

--Biliyor mu sun? doktor en fazla buketi düşünüyorum

--Neden ?

--Nedeni çok basit doktor baksana Almanya’ya gittiğinde bir annesi vardı şimdi annesi kızının varlığından bile habersiz yaşıyor

Ertesi gün doktorla beraber hastaneye gittiğimizde akıl almaz bir olayla karşılaşmıştık hani insanın nutku tutulur ya aynı o cinsten bir olaydı. İnsan fıtratında böyle bir hadisenin olması çok garipti.
Bütün hastane personeli ağızları açık bir şekilde bu olayı konuşuyor.
Ben ise bu olayları sabır ve şaşkınlıkla izliyordum.
Bu olayların sonunu merak etmiyor değildim ama dert yaradan’ dan gelmişti ve çaresini yine ondan beklemekten başka bir çare yoktu.
Akıllara durgunluk veren bu olayın yani değişikliğin sebebini bir türlü anlayamıyorduk. Sükunet ve teacüple olan biteni izliyorduk.
Aysel fizyolojik bir şekilde değişiklikler yaşıyordu.
Siması çok korkunç bir şekilde değişiyor acayip bir görüntü meydana geliyordu. Alper benden daha korkmuş olmalı ki günlerdir ağzına bir lokma yemek almamış ve korkudan gözüne bir damla uyku girmemişti. Tıp insan bünyesinde ki bu değişikliğin sebebini bir türlü açıklayamıyor ve her açıklamadan aciz kalıyordu. Her ne olursa olsun ve her ne şekilde görünürse görünsün o bir insandı ve her insan gibi temel ihtiyaçlara muhtaçtı. Başta sevgi ve ilgiye muhtaç hissediyordu kendini bir çocuktan farksız bir hayat sürdürmeye başlamıştı.
Günlerden bir gün Aysel’e refakat ettiğim saatlerde;

--Atilla

--Efendim Aysel buradayım buyur

--Çok mesut bir rüya gördüm ve her yer nurla dolmaya başladı dedi.

--Hayırdır inşallah ne gördün

--Rüyamda nurani bir kişiyi gördüm ve bana her şey onda biter ona dön ve felah bul dedi

--Çok müjdeli bir düş mübarek olsun Aysel

--Kapanmak istiyorum Atilla bana dinimden peygamberimden rabbimden bahset gönlüm yanıyor içim huzurla dolu Atilla dedi

Ağlamaya başlamıştım ve sabrım sonunda selameti bulmuştum.
Doğan sadece yeni bir çocuk değilmiş meğer Aysel tam bir mümine kadın haline gelmeye başlamıştı rabbim sen nelere kadirsin…

Aysel’in gönlü yıllar sonra asıl mutlulukla dolmuştu. İçinde ki nedamet ateşi yerini bitmek tükenmek bilmeyen iman yangınlarına bırakmıştı. Gözleri dünyaya başka bir pencereden bakıyor

YORUMLAR

  • 0 Yorum