EYLÜL YAĞMURU 3.BÖLÜM
Muhammed Cemil Cömert

Muhammed Cemil Cömert

İrfan Meclisi

EYLÜL YAĞMURU 3.BÖLÜM

28 Şubat 2019 - 12:18 - Güncelleme: 28 Şubat 2019 - 13:08

Siz hiç merak etmeyin, komşularımda kızımda hakkınızda suizan yapacak insan değildirler
Bu konuşmaları bana güven vermiş ve beni cesaretlendirmişti, ama bir yandanda yaptıklarıma bir mana veremiyordum.Bana ne oldu da böylesine yumuşak davranıp kendi kararlarımı uygulamaktan beni alıkoyuyordu.Ben her zaman için meselelere soğukkanlı bir biçimde yaklaşıyorken neden bugün böylesine düşüncesizce hareket etmiştim.Bu arada Ayselin problemi zihnime takıldı birden.Nasıl olacaktı, ne yapacaktı da bu sorunu kökünden halledecekti.Bir çok soru zihnime hücum ediyor ama bir türlü kesin sonucu bulduğuma inanmıyordum.Ancak bütün düğüm o geceki adamın bulunmasıyla ortaya çıkacaktı.Ayselin benden bir şeyleri sakladığı gün gibi aşikârdı.Ben düşünceler içerisindeyken tatlı bir ses ile irkilmiştim, dönüp baktığımda küçük bir kız çocuğu pantolun paçasından çekiyor ve bir şeyler söyler gibi ileriyi işaret ediyordu.Bu Ayselin sözünü ettiği kızı  diye düşündüğüm bir ara evlerinin pencersinden Ayselin seslendiğini duydum.Ayselin sesi ile geçmişe yıllar öncesine dönmüş gibi bir his hakimdi hücerelerimde, bir şizofreni gibi geçmişimi arama yolunda bocalıyarak adım atıyordum.Emin adım diyemiyeceğim adımlarla hayat girdabında kaybolup gitmemek için beynimi kemiren düşüncelerle mücadele ediyordum.Bir müminin inziva sabrını gösretiyordum,kendimi o kadar boş ve çaresiz hissettiğim günlerden birindeydim,boş bakışlarla etrafa bakıyor ve ne yaptığımı çözemiyordum, aklımada ki acabalara bir cevap bulsan rahatlayacaksın diye kendi kendime düşüncelere dalmışken Ayselin sesi ile irkildim
-Orada daha ne kadar beklemeyi düşünüyorsunuz?
-Doğru cevabı bulduğuma emin olana  değin burdayım,
-Ya bulamassanız?
-O halde başladığım noktaya dönmek istiyorum
-Yani
-Yanisi şu, ilk tanıştığımız mahalleye gitme kararındayım
-Anlaşılan benimle vakit geçirmekten bırkmışa benziyorsunuz
-Bunuda nerden çıkardınız?
-Baksanıza çabuk pes ediyorsunuz
-Kusura bakmayın ama yaptığımın doğru olup olmadığı hususunda bocalıyorum,yıllar sonra Adanaya geliyorum ve karşımda hiç tanımadığım insanlar buda yetmezmiş gibi,anlamadığım olayların içerisinde hiç hak etmediğim davranışlara maruz kalıyorum buda beni çileden çıkarmaya yetiyor, siz yerimde olsaydınız ne yapardınız?
Bu konuşmalarımın ardından evinin küçük pencersinden yaşlı gözlerle bakmaya başlamıştı, gözlerindeki sevinç ve tebessüm yerini acı ve kedere bırakmıştı,hiç dayanamadığım yaşlı gözlerine bir kaç dakika dalgın, dalgın baktım,karşımda bir kadının ağlamasından hiç hoşlanmazdım, buda beni üzmeye yetmişti.Daha fazla dayanamıyarak ve hiç tereddütsüz bir biçimde dayanamıyarak seslendim.
-Geliyorum yeter ki artık ağlamayın karşımda bu şekilde ağlamanıza dayanacak gücüm kalmadı diye ekledim.
Yanlızlıktan bunalmış ve herşeyini bana dayamıştı diye düşünmeden kendimi alamıyordum.Bu arada bu düşüncelerdeyken yavaş yavaş adımlar atıyor ve apartmanın kapısından girmeye hazırlanıyordum, ama yinede rabbim bu benmiyim, ne oldu nasıl bu olaylar silsilesinin içiersindeyim ne olur bana yardım et diye dualar ediyordum.Gayri ihtiyari biçimde kapıları budur diye zile basmaya hazırlandığım bir ara kapının açıldığını farkettim.Boynuma sarılıp sevinç çığlıkları atan bu kız Ayselin kızı diye düşünüyordum, çok geçmeden Aysel kapıda belirdi ve beni karşılayıp valizleri içeri aldı.
-Fakir hanemize hoşgeldiniz, şeref verdiniz
-Estağfirullah o şeref bendenize ait Aysel hanım
-Az önce kırıcı konuştuğum için özür diliyorum beni bağışlayın
-Yok canım geldiniz ya bu bana yeter
Acıların üzerine çığ gibi geldiği bu insanı merak etmeye başlamıştım, hiç tanımadığı birini evine alıp misafir eden bu saf insanın başına koca şehirde neler gelmezdi ki diye düşünüyordum , hemde koca evde yanlız yaşayan, sözleri maziye sitemle dolu, konuşurken gözlerinin içi gülen ve tanımasa bile insanlardan umut bekleyen, birazcık mutluluk huzur isteyen tebessüm ettiğinde insana yaşama sevinci veren bu saf anadolu kadınını tanımak için sabırsızlanıyor söze nereden başlıyacağımı bilemiyordum.O sırada duvarda asılı duran aile fotoğrafına işaret ederek sordum.
-Sanırım eşiniz olmalı ?
-Evet kalp krizinden öldü
Mahçup bir ifade ile af edersiniz bilmiyordum dedim.
-Hayır zaten her gece içip  hayatı hem bana hemde kendisine zehir ediyordu belasını buldu nihayetinde öldü.
-Çok mu içerdi dediğimde
-Bırakalım şimdi bunları, bir konuğumuz var değil mi?
Ortam çok samimi bir hale gelmişti, muhabbetin en koyu olduğu bir zaman dilimine gelmiştik.Bu arada kızı gözlerini bana dikmiş dikkatlice süzüyordu.Bakışlarrından rahatsız olmuyor değildim, bu arada Aysel'e dönerek;
-Bakın Aysel hanım söylemiştim size, kızınızın hoş karşılamıyacağını değil mi?
-Ha omu boşverin o öyle boş ve anlamsız bakışlarla bakar etrafa rahatsız olmayın
O sırada işaret dili ile kızını gönderdi ve ben o anda çok büyük bir pot kırdığımın bilincine varmıştım ama iş işten geçmişti.Yaptığım hatayı telafi etme adına Aysele dönerek;
-Adı ne bu küçükhanımefendinin?
-Buket
-Kızınız ne zamandan beri bu halde ?
-Yedi yaşında havale geçirmesi ile birlikte bu hale geldi.
-Peki tıbben bir çaresi yok mu?
-Açıkçası var ama durumumu biliyorsunuz çalışmıyorum.
Bunu duyduğum andan itibaren Aysele ve kızı Bukete yardım etmek istiyordum, gözlerinin içi gülen bu dünya tatlısı kızın konuşamıyor ve duyamıyor olması beni son derece rahatsız etmişti.
-Aysel hanım eğer kabul ederseniz sizden kızınız Buket adına izin alacağım.
-İzin mi? ne izni tam anlam ile açık konuşurmusunuz?
-Evet sizin anlayacağınız Buketi bir sağlık kuruluşunda muayene etmek istiyorum, ama bir müddet ayrı kalacaksınız, Buket  için olumlu  sonuçlar doğuracağı kanaatindeyim hım ne dersiniz?
Yaşlı gözlerle bana bakaken sanki evet der gibiydi, ama analık içgüdüsü taşıdığı için kızından ayrı kalmak istemiyor gibi bir hali vardı.Şimdi düşünme sırası Aysele gelmişti, çok geçmeden kararını vermesi gerekiyordu, ve düşünülecek zamanı yoktu, hemen yola çıkmak gerektiğini ve işlemleri başlatma adına duygusal davranmaması gerekiyordu.Eylül yağmurunu aratmayan gözyaşlarını elimle silerek konuşmaya başladım.
-Güzelim daha ne düşünüyorsun?
-Muhammed bu iyiliği bana yaparmısın?
-Ayselciğim tabi yaparım ama bunu iyilik olarak kabul etme, bu senin ve Buketin en tabii  hakkı, lütfen çabuk karar ver........................
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum