EYLÜL YAĞMURU 9. BÖLÜM
Muhammed Cemil Cömert

Muhammed Cemil Cömert

İrfan Meclisi

EYLÜL YAĞMURU 9. BÖLÜM

11 Mart 2019 - 23:22 - Güncelleme: 12 Mart 2019 - 08:53

Doktorun sözünü ettiği kişi içerde ve yüksek sesle Alper’e bir şeyler anlatıyordu, Alper’in neden sinirli bir şekilde cevap verdiğini anlayabiliyorum, adam son derece titiz Alper ise o kadar dağınık bir hayat sürdürüyordu, çok hararetli bir tartışma ortamı olmaya başlamıştı.


Sesleri bütün klinikten duyuluyordu.
Hararetli başlayan tartışmalar Alper’in dışarı çıkması ile son bulacağı bir sırada kapıdan çıkarken;

--O hoş geldiniz neden beni aramadınız? dedi hiç bozmayarak.

--Alper bu o mu?

--Hım kim omu? üstat ne diyorsun Allah aşkına?

--Yani dün sözünü ettiğin hoca omu?

--Canı cehenneme evet o

--Ne oluyor Doktor

--Hani sözünü çok ediyordum Ya, yani çok kulaklarını çınlatıyordum

--Evet Doktorcuğum.

--İnan senin hatırın olmasa hiç çekilecek bir adam değil bu.

--Abartma Doktor, huyundur her şeyi abartıyorsun

--Bahsettin mi bizden Doktor?

Evet dercesine başını salladı Doktor,
Aysel’e baktığımda üzerinde yine durgun bir hal vardı, artık çözemiyordum ve bir an önce bu içinde bulunduğum kâbus gibi günden kurtulmanın yollarını arar gibi boş bakışlarla pencerenden dışarıyı seyrediyordum ve dayanacak gücüm kalmamış gözlerim uykusuz geçen günlerin ardından kızarmaya başlamıştı bu arada Doktor bizi çağırıyordu, Aysala cesaret verircesine sıkı,sıkı elini tutuyordum

--Artık sonuna geldik Aysel kâbus sona erecek her şey bu kapının arkasında hazırcısın?

--Ne olur elimi bırakma Atilla ne olur beni yalnız bırakma

--Buradayım ve yanındayım sen hiç merak etme

--Üstat hadi sizi bekliyorlar çabuk olun

--Geliyoruz Doktor geliyoruz
Tedirgin bakışlarla içeri girdiğimizde Alper’in masasında orta yaşlı bir adamın oturduğunu görmüştüm bizi görür görmez bize döndü ve ;
--Sanırım Alper’in sözünü ettiği kişi siz olmalısınız değil mi?

--Evet hocam ben Alper beyin arkadaşı Atilla Aysel’i göstererek;

--Güzel kızımızı tanıştırmayacak mısınız?

--Tanıştırayım hocam Alper bey sizden övgü ile bahsetti ve Aysel hanımın hastalığına doğru teşhisi sizin vereceğinizi söyledi ve bize ümit verdi hocam

Aysel’deki değişikliği fark ettiğinde ise kızımızın bu hale gelmesinde rol oynayan sebep sanırım fizyolojik bir ortamdan kaynaklanıyor dediği zaman tekrarladım;
--Evet hocam bu anlattıklarınızı Alper beyde söyledi.

--Hım dersine iyi çalışmış ama her nedende fakültede hiç o kadar çalışkan değildi.

--Ne yapmamız gerekiyor hocam söyler misiniz?

--Yapmanız gereken tek şey birkaç gün misafirimiz olacaksınız

--Nasıl yani? Misafir derken?

--Yani bir müddet hastanede kalmasının kızımızın sağlığı açısından daha iyi olacağı kanaatindeyim.

--Ama hocam bilmediğiniz bir husus var Aysel hanım hakkında

--Ne gibi bir husus mahsuru yok ise anlatır mısınız?

--Hocam isterseniz Aysel’i biraz dışarı çıkarabilir miyiz?

Doktor Aysel’e dönerek;

--bizi biraz yalnız bırakabilir misiniz güzel kızım?.

O sırada kapıda Alper’in belirdiğini görmüştük, Aysel Alper’i görür görmez;

--O doktor gözlerimiz yollarda kaldı neredeydiniz ? özlettiniz kendinizi,

Doğrusu Alper’i kıskanmaya başlamıştım fakat Aysel’in sağlığı idi önemli olan ve böyle kıskaçlık krizlerine girmenin hiç sırası değildi diye duygularıma gem vurup duruyordum, ama kızmıyor’ da değildim, ulan biz Aysel için çabalıyoruz Aysel ’in yaptığına bak, çatık kaşlarla doktora baktığım sıralarda Aysel;

--Hadi dedi doktorcuğum dışarı çıkalım bak bizi burada istemiyorlar

Hoca’ya dönerek;
--Neden bahsettiğime gelince Aysel’in durumu gözler önünde hocam görüyor musunuz?

--Evet görüyorum ama dediğim gibi bu burada olacak bir iş değil, bu hal başımıza çok iş açar Atillacığım ve Aysel hanımın geçmiş yıllarda yaşadığı bir olumsuzluğun verdiği bir hal en çok iş sana düşüyor dediğinde korkmaya başlamıştım ve bana dönerek:

--Sence ne olabilir ve geçmişinde ne yaşamış geçmişe dair hiçbir şey anlatmadı mı?

Aslında diye sözlerime başladım ve ilk tanıdığım günden bu yana neler yaşadığını en ince ayrıntısına kadar tüm detayları ile anlatmaya başlamıştım, anlattıklarımı hayretler içerisinde büyük bir dikkatle dinleyen doktor o gece mezarlıkta yaşananları anlattığım sırada şaşkınlığı bir kat daha artmaya başlamıştı, bütün olanları anlattığım zaman doktor şaşkın bir ifade ile;

--Mezarlıkta yaşananlara şahit oldunuz mu?

--Evet hocam her şeyi gözlerimle gördüm hayretler içerisinde sadece bütün yaşananlara bakakaldı

--Peki saçları o geceye kadar siyah mı idi?

--Evet hocam ne oldu ise o geceden sonra ak pak oldu.

Anlattıklarıma bir mana veremiyordu, doğa üstü güçleri olduğuna inanmaya başlamıştı, bir gecede beyazlayan saçlar, ve kişilik bozukluğu olan birine kimler ve ne yardım edebilirdi diye düşünceler içinde bocalıyordu doktor ama bir yolu olmalı idi eski günlerine ve eski sağlığına kavuşması gerekiyordu ama nasıl, nasıl olacaktı bir mucize olması gerekiyordu diye söylenmeye başlamıştı sözlerini keserek kısık bir ses tonu ile;

--Geççiğimiz günlerde bir gazetede okumuştum

--Ne hakkında hocam

--Tam olarak hatırlamıyorum ama Aysel ile ilgili yani hastalığı ile alakalı bir haberdi yanlış hatırlamıyorsam

--Hatırladığınız kadarı ile anlatırcısınız bir sonuca varabilecek her türlü bilgiyi duymak istiyorum

--Yurt dışında hangi ülke olduğunu bilmiyorum rahip günah çıkardığı bir kişiye gece mezarlığa gitmesini söylüyor

--Mezarlığa mı?

--Evet mezarlığa, bilirsin Yahudi mezarı çekmece gibi açılır

--Evet devam edin lütfen

--Kadın rahibin dediğini yapıyor ve mezarlığa gidip her hangi bir mezar başında dua etmesini istiyor

Doktorun anlattıklarını şaşkınlık içinde dinlemeye başlamıştım.
Neticenin ne olduğunu merak ediyordum anlattıkları karşısında hem korkuyor ve kasılıyordum ama aklım olayın sonunda kalmıştı.

--O sırada mezar kapısı ansızın açılıyor ve dışarı bir ışık üzmesi yayılmaya başlıyordu

--Sonra

--Sonrası dehada garip o sırada kadını mezarın içine iki kol çekiyor ve sarıyordu

--Akıbeti ne oldu o kadının hocam?

--Ne olacak mezarın içinde ölü bulundu tabici!

--Ölümü bulundu ?

--Evet çok feci bir şekilde ölü bulundu cesedi kömür gibi simsiyahçı

--Peki buna ne sebep olmuştu ayrıntısı ile yazmıyordu gazete

--Edinilen biliciye göre o ışık üzmesi kadını alev yakmış

Çok şaşırmıştım hocanın anlattıkları karşısında ve içimi bir korku kaplamıştı nasıl oluyordu bu olayların sır perdesi ne idi nasıl aralanacaktı.
Neler yaşamıştı Aysel ve daha ne felaketler bekliyordu dehşetengiz bir biçimde düşüncelere dalmıştım. Zihnimi kurcalayan sorulara her geçen dakika yenisi ekleniyordu hocanın anlattıkları karşısında ürkmüş ve ürpermiştim ama ne yapacağımızı daha bilmiyordum, korktuğum tek şey vardı başladığımız noktaya dönmek . Bütün bu olaylar zincirini tam bitti derken bir yenisine hazır değildim artık İstanbul’a dönmek için çok geçti,

Aysel’i bu şekilde yüz üstü bırakıp gitmeyi kendime ve insanlığıma yakıştıramazdım.Benim için esas olan insandı ve her ne yaşamışsa yaşasın hiç önemli değildi, önemli olan ne yaşayacağı ve akıbeti ne olacaktı günlerden bir gün Aysel ile birlikte evlerinde otururken birden bir telefon çaldı arayanı son derece merak etmiştim.Merakıma sebep olan şey ise Aysel telefonu açar açmaz yüz ifadesinin değiştiğiydi, ağıt boğazına çökmüş alo derken cümleler ağzından ağlamalı bir ses tonu ile çıkıyordu.

Birden eski kocası aklıma geldi, boşandıktan sonra hiç rahat bırakmayan ve acımadan her türlü işkenceyi yapan Ahmet diye düşünmüştüm ki yanıldığımı ve boş bir kuruntuya kapıldığımı çok gedmeden anlamıştım.
Aysel gözlerimin içine bakarken yaşlar yanağını ıslatıyordu çok heyecanlanmış ve meraklanmıştım.
Meraklı bakışlarıma daha fazla dayanamayarak telefonu kapattı ve;

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • emrah akyüz
    1 yıl önce
    tüm bölümleri severek ve heyecanla okudum. ben bile anlamadım bu kadar okuduğumu... gerçekten çok güzel başarılarınızın devamını diliyorum. diğer bölümleri bekleriz...
  • Ömer faruk uğur
    1 yıl önce
    herşeyin en güzeli sizlerin olsun büyük bir keyifle okudum son bölümüne kadar takipçinizim